27 Mayıs 2016 Cuma

DNA ve HÜCRE Aktivasyonu Nedir ve Nasıl Yapılır?

Aktivasyon nedir?

DNA ve hücrenin en yüksek potansiyeline ulaşma işlemidir.

Peki DNA ve hücrelerimizi nasıl aktive ederiz?

İlki, dünyanın çekirdek titreşim frekansı Schumann dalga titreşiminin aktivasyon etkisi olabilir ki bu tamamen kendi kontrolümüzün dışında beklenti halinde ne zaman olabileceğini bilmeden beklemektir.

İkincisi, ortak bilinç seviyesinin yükselme etkisiyle oluşabilecek bir durumdur ki, o da ne zaman gerçekleşeceğini bilmeden sabretmektir.

Geriye kalan üçüncü etken ise, kendi öğrendiğimiz meditasyon teknikleriyle DNA ve hücre aktivasyonumuzu gerçekleştirmektir.

 Şimdi, bu aktivasyonu yani en yüksek potansiyel oranına erişme işlemini anlatmaya başlayalım.



İlk olarak, işe sarmal ipliklerden DNA'nın 46 kromozomunu aktive etmekle başlayalım. Bu meditasyona başlamadan önce en azından DNA yapısıyla ilgili biraz bilgimiz olmalıdır. Çünkü imgeleme yaparken şeklin nasıl olduğu ve aktivasyon esnasında nasıl şekil aldığını iyi imgelemek gerekir.
Bunlar beynin  ana  hücreleridir.
Artık işlemimize geçelim.
Önce, beynimizin tam ortasında ve üçüncü göz dediğimiz iki kaşın biraz arkasında bulunan Pineal salgı bezini aktive etmekle başlayalım. Bu bez RUHUN EVİ olarak bilinir. Daha yakın tıp tarihine kadar bu bezin pek bir fonksiyonel olduğu bilinmiyordu. Hatta Hipofiz (pitüiter) bezinin tüm işlemlerde fonksiyonu olduğu sanılıyordu. Sonradan, araştırmalar sonucu  Pineal bezinin fonksiyonel olarak Hipofiz bezinin tüm işlevlerini desteklediği anlaşıldı. Bedenin biyolojik saatinde de çok büyük rolü olduğu ortaya çıkan bu bezi aktive etmek çok önemlidir. Pineal bezi gece uyku sırasında ve özellikle karanlıkta bedeni gençleştirmeye yönelik melatonin hormonu salgılar. Bu bezin içinde bedenin tüm hücrelerini kontrol eden ve bedenin iyileşmesinde çok önemli rolü olan Master Hücre yer alır.
Bunları açıklıyorum, çünkü aktive edeceğiniz kısımları iyice bilmemiz gerekir. Master Hücrenin içinde DNA'nın, aktivasyonumuzun en önemli parçaları olan, 46 kromozomu bulunur. Bu Ana Hücreler saçımızın renginden tutun da kendimize özgü hareketlerimize kadar sorumlu evrenin küçük bir kopyasıdır. Master Hücrenin içinde Gençlik ve Canlılık Kromozomları vardır. Bedenimizde 2 sarmal iplikten oluşan 23 çift kromozom bulunur.
Aktive edeceğimiz ilk 2 kromozom bunlardır. Daha sonra diğerlerini de aktive edeceğiz. Bu kromozomların içinde Gölge İplikçikler olarak bilinen hafıza iplikçikleri vardır. Bunların hepsi içinde bedenin potansiyel olasılıklarını barındırır.
Zamanın başlangıcından beri atalarımızdan veya kendi hatalarımızdan kaynaklanan olumsuz bilgiler duygularımızı yıpratmış ve kromozom be DNA'mızı değiştirmiştir. Yaşama olan direncimiz kırılmış ve bu da hafıza olarak Gölge İplikçiklerde kaydedilmiştir. Artık hücresel deformasyon başlamış ve gidişat hiç de hoş değildir. Aktivasyon başladığında Gölge İplikçikler yeni sarmal iplikler üretmeye ve bunlarda birbirine tutunarak amino asitlerden türemeye başlar. Bu türemenin sonucu 8 sarmal iplik ilave gelince her  iki sarmalda oluşan 8 iplik toplamda 16 iplik olur.

Bu bilgileri iyice kavrayalım ve gözümüzde canlandıralım.

Aktivasyon işlemine başlamadan önce zihinsel olarak rahatlayalım.
Şimdi 3 derin diyafram nefesi alarak, gözler kapalı zihni sakinleştirelim. Eğer dikkatimiz dağılıyorsa bekleyelim ve tekrar nefes tekniğini yapalım. Kromozomlarımızı iyice imgeleyelim. Onların üzerinde gök kuşağı renklerinde bir ışık demeti görelim. Burada ayakkabı bağcığı gibi şekiller görelim ki bunlar TELOMER olarak bilinir. Telomerler bedenin yaşlanmasını önler. Zamanla Telomerler incelir ve çatallaşır. Böylelikle beden hücreleri ölmeye başlar. İşte bu yüzden imgeleme yaparken bu Telomerlerin iyice ışıkla dolduğundan ve kromozomların üzerinde kalınlaştığından emin olalım.Yeni hücrelerin oluşması için yaşlanan ve yıpranan hücrelerin yani Apoptosis denilen bu genetik geçmişi barındıran hücre topluluğunun yok olması gerekir. Yaşlanmaya bağlı hastalıkların oluşması bu Telomerlerin incelip zayıflamasından meydana gelir. Meditasyon sırasında bu telomerlerin aktive edilmesi çok ama çok önemlidir. Tüm bu saydığımız DNA'mızı oluşturan yapı taşlarını bir bir ışıkla dolduralım. Işıkla dolduğundan emin olup onların ilk günkü haline döndüğünden emin olalım.
Burada ki önemli nokta her birinin ışıkla canlandığını iç gözümüzle görebilmektir. Kromozom ve telomerler aktive olduktan sonra gelelim MİTOKONDRİA 'yı aktive etmeye. Geriye kalan kromozomları aktive etmeye başladığımızda 46 kromozomun işlevini görebilmesi için gerekli enerjiyi sağlayan Mitokondria'da aktive olmaya başlayacaktır. Bu Mitokondrialar organel olarak bilinir ve hücrelerin güç kaynağıdır. Bir hücre binlerce Mitokondria barındır ve hücrenin Sitoplasmasının  dörtte birini teşkil eder.
Tüm bu DNA ve hücre yapısının aktivasyonu sonrası düşündüğümüz ve hissettiğimiz olaylar normalinden 10 kat daha fazla hızlanacaktır. Bundan dolayı, ağzımızdan çıkan kelimelere biraz daha dikkat etmemiz gerekebilecek.
Hepinize keyifli bir meditasyon evresi geçirmenizi dilerim...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder